“Bilimde şüphecilik esastır”
mantığı, bilimsel ilerlemenin ancak şüphecilik
üzerine gerçekleşebileceği üzerine kurulmuş bir
felsefedir. Eğer bilimde şüphecilik esassa,
Darwinistlerin, tesadüflerin her şeyi meydana
getirdiğine inandıkları gibi, her şeyi Allah’ın
yarattığına da ihtimal vermeleri gerekir. Madem
bilimde şüphecilik gerekiyor, bu durumda canlı
varlıkları Allah’ın yarattığına %50 ihtimal
vermeleri gerekir. |
KİTAPLAR
Yazar Harun Yahya'nın Evrim Teorisi'nin geçersizliğini
ispatlayan
ve ideolojik amaçlarla ayakta tutulmaya çalışılan Darwinizm'in
150 yıldır toplumlara getirdiği acıları gözler önüne
seren eserleri:
Darwin'i Yıkan Kafatasları |
| |
Darwin'in insanlarla maymunların ortak bir atadan geldikleri tezi, ortaya ilk atıldığı dönemde de sonraki dönemlerde de bilimsel bulgularla desteklenemedi. O zamandan bu yana, yaklaşık 150 yıldır, insanın evrimi masalını desteklemek için gösterilen bütün gayretler boş çıktı. Elde edilen fosiller, maymunların hep maymun, insanların da hep insan olarak var olduklarını, maymunların insanlara dönüşmediklerini ve maymunla insanın ortak bir ataya sahip olmadıklarını ispatladı. Gerek maymunların, gerek diğer canlıların, gerekse geçmişte yaşamış farklı ırklara ait insanların kafatasları üzerinde yapılan incelemeler, bu canlıların sahip oldukları tüm özelliklerle var olduklarını ve tarih boyunca hiç değişikliğe uğramadıklarını göstermiştir. Bunun anlamı, canlıların evrim geçirmedikleri, hepsini Yüce Allah'ın yarattığıdır. Elinizdeki kitapta bu gerçeğin delilleri olan kafatası fosil örneklerini görecek, Darwinizm'in çöküşüne tanıklık edeceksiniz. |
| |
|
| |
| |
|
Darwinistler Neleri Düşünmezler? |
| |
Bu kitabın konusu, Yaratılış gerçeğine karşı savaş açmış bulunan, evrenin her noktasında tüm ihtişamı ile sergilenen kompleksliğe ve güzelliğe "tesadüf" yakıştırması yapan ve sırf Allah'ın varlığını reddedebilmek için bilinçsizliğin, şuursuzluğun, rastgeleliğin; şuur, akıl, nizam, düzen, anlayış ve güzellik meydana getirdiğini savunmaktan çekinmeyen Darwinistlerin "düşünmediklerini" gözler önüne sermektir. Onların düşünmeyerek üstünden geçtikleri, evrim teorisi tarafından açıklanmış gibi gösterdikleri ama asla detayına girmedikleri konuları ortaya koyup, gerçekte teorinin tüm konularda delilsiz, çaresiz ve aciz kaldığını gösterebilmektir. Birçok insan, Allah'ın varlığının delillerini gösteren kitaplar, konferanslar, video filmler vesilesiyle Darwinizm aldatmacasının farkına varmış bulunmaktadır. Düşünmeyenler, artık yalnızca Darwinistlerdir. |
| |
|
| |
| |
|
Darwinistler Propagandanın Çürük Temelleri |
| |
Bu kitapta okuyacaklarınız, evrim aldatmacasının temelini oluşturan kavramların geçersizliğini, çürüklüğünü, bilimsel değerden yoksunluğunu ve sahteliğini vurgulamak için yazılmıştır. Kitap boyunca, tüm bilimsel verilerin evrim teorisini yalanladığı ortaya konulmaktadır. Evrimcilerin, bir buçuk yüzyıldır gerçekleştirmeye çalıştıkları kitle aldatmacasının artık son bulduğu kanıtlanmakta, yeryüzündeki kusursuz, akıllı ve görkemli canlılığın, tüm övgülerin sahibi, Yüce ve Büyük olan Allah'a ait olduğu açıkça sergilenmektedir.
Allah'ın sanatı, tüm varlıklara, tüm yarattıklarına hakimdir. Bu sanat, üstündür ve kusursuzdur; Rabbimiz olan Allah'ın büyüklüğünün, kudretinin ve gücünün bir tecellisidir. Yerde ve gökte olanların tümünün Hakim'i olan Allah, mutlaka hakkı hak olarak pekiştirip galip kılacak ve batılı yok edecektir. Darwinistlerin, fazla geç olmadan bu mutlak galibiyetin ve Hakkın üstünlüğünün farkına varmaları ve bu aldatmacadan kurtulmaları gerekmektedir. Aksi takdirde kurdukları tuzaklar mutlaka başarısız olmaya devam edecektir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Yaratılış Atlası - Cilt 3 |
| |
Evrim propagandası, materyalistler açısından dünya görüşlerini ayakta tutma çabalarının bir numaralı aracıdır. Kayıp halka kavramı da Darwin'in teorisinin vadettiği hayali ortak atalar fikri açısından kilit bir kavramdır. Dolayısıyla evrimciler bu kavramı ne kadar gündemde tutabilirlerse, materyalist inançlarına o kadar çok destek sağlayacaklarını ummaktadırlar. Kayıp halka manşetleri vasıtasıyla, Darwinizm'in çöküşünün gizlenmeye çalışılmasının sebebi de budur.
Evrimci medyanın tüm çabasına rağmen, kayıp halka manşetleriyle duyurulan fosiller, ne bir kayıp halkadır ne de bunların Darwin'in teorisini doğrular bir yönü vardır. Bu haberler, soyu tükenmiş türlere ait yeni fosiller üzerinde yapılan bilim dışı spekülasyonlardan ibarettir. Fosil kayıtlarının gösterdiği gerçek evrimin hiçbir şekilde yaşanmadığıdır.
Yaratılış Atlası serisinin 3. cildi olan bu kitapta, on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıldır hiçbir değişim geçirmemiş canlıların fosillerini ve bunların günümüzdeki örneklerini göreceksiniz. Bugün sayısız örneği bulunmuş olan bu "yaşayan fosiller"in evrimci yayın organlarında pek duyurulmamasının, bunun yerine hayali "kayıp halka" haberlerine başvurulmasının son derece ön yargılı bir propagandanın ürünü olduğuna şahit olacaksınız. Bilimsel gelişmeleri duyurmak adı altında çeşitli sahtekarlıkların, gerçek dışı iddiaların gündemde tutulmasının materyalist zihniyetin bir ürünü olduğu gerçeğiyle karşılaşacaksınız.
Aynı zamanda milyonlarca yıldır mükemmel ve kompleks özellikleriyle, tam ve noksansız olarak varlıklarını sürdüren canlıların, Yaratılış gerçeğinin açık birer kanıtı olduğunu da hiçbir şüpheye yer vermeyecek, kesin bir kanaat oluşturacak şekilde okuyacaksınız. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Darwin'in Açmazı: Ruh |
| |
Darwinistlerin ve materyalistlerin şu gerçeği görmeleri gerekmektedir: Tek gerçek ve mutlak Varlık Allah'tır. Bu gerçek karşısında tüm batıl dinler çıkmazdadır. Allah, Yüce Kudreti ile tüm varlıkları kaplamıştır. Her şey O'na aittir, O'nun kontrolündedir.
Bu kitapta, materyalistlerin "mutlak madde" yanılgısı, Darwinizm çıkmazı ve ruhun tereddütsüz varlığı konu edilmektedir. Ruhun algıladığı dünyanın yalnızca bir hayal olarak var edildiği ve tüm evrene hakim olan tek mutlak Varlık'ın, yerlerin ve göklerin Hakimi ve Sahibi olan Allah olduğu hatırlatılmaktadır. Bu gerçekleri görüp anlayan şuuru açık her insan, artık yaşadığı dünyaya farklı bir bakış açısı ile bakacak ve tek kurtarıcısının Allah olduğunu kavrayacaktır. İnsanın asıl hayat olan ahirette kurtuluşa ermesi için yapması gereken, işte bu anlayış doğrultusunda davranmaktır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Darwin DNA'yı bilseydi |
| |
Bu kitabın konusu olan DNA, çıplak gözle görmenin mümkün olmadığı küçüklükteki hücrelerimizin bilgi bankasıdır. Etrafımızdaki canlılara ait bilgiler, her canlının kendi hücrelerinin her birinin içindeki “DNA” denilen bu bilgi bankasında saklıdır. Bir gülün, bir portakalın, bir serçenin, bir kaplanın ya da bir insanın tüm yapısal özellikleri, onları oluşturan hücrelerin çekirdeklerinde bulunur. Kitabı tuttuğunuz elinize şöyle bir bakın. Elinizi oluşturan milyonlarca hücrenin her birinde de bu bilgi depoları mevcuttur.
Bu kitaptaki bilgiler, gözle görülmeyen boyuttaki, ancak içeriği ve taşıdığı bilgi kapasitesi açısından, on binlerce kitaptan oluşan bir kütüphane boyutlarındaki moleküller hakkındadır. Kitap boyunca bir yandan ancak milyonlarca defa büyüterek gözlemlenebilen DNA'nın mucizevi yönlerini görecek, bir yandan da canlılığın böylesine küçük boyuttaki bir parçasının, evrim teorisini nasıl çıkmaza soktuğuna şahit olacaksınız. Bu olağanüstü yapıların detaylarını incelerken, alemlerin Rabbi olan Allah'ın sonsuz büyüklüğünü, ilminin benzersizliğini, genişliğini ve O'nun yarattıkları üzerindeki hakimiyetini daha derinlemesine düşünme imkanı bulacaksınız.
Darwin'in teorisini ortaya attığı dönemde ise, değil DNA gibi bir molekülün sarmal yapısı ve bilgi kapasitesinin incelenmesi, hücrenin temel yapısının dahi anlaşılması mümkün değildi. James Watson ve Francis Crick, DNA'nın sarmal yapısını, Darwin'in Origin of Species (Türlerin Kökeni) adlı kitabının yayınlanmasından neredeyse 100 yıl sonra ortaya çıkardılar. O zamandan bu yana moleküler biyolojide kaydedilen ilerlemeleri, Darwin'in ilkel bilim düzeyine sahip bir dönemde öngörmesine olanak yoktu. Bu bakımdan daha temelden geçersiz bilgi ve varsayımlar üzerine kurulan bir teorinin, DNA gibi, bilim adamlarını halen hayranlık içinde bırakan bir yapının varlığını açıklayamayacağı ortadadır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Yaratılış Atlası - Cilt 2 |
| |
Canlı tarihinde evrim diye bir şey yoktur. Allah, tüm varlıkların Yaratıcısı ve hakimidir. Maddeyi yaratan da, bir varlığa can veren de O'dur. Dolayısıyla yeryüzünde yalnızca Yaratılış gerçeğinin delilleri vardır. Darwinistler yaptıkları her araştırmada, bu gerçekle karşılaşırlar. Evrimi delillendirmeye çalışır ancak başaramazlar. Çünkü doğada, evrimin gerçekleştiğine dair bir delil bulamamaktadırlar. Tek bulabildikleri, ani, kompleks ve üstün bir yaratılıştır. Sahte deliller de sahte bir teoriyi desteklememekte, aksine onu daha güvenilmez ve dayanaksız hale getirmektedir.
Evrim, sayısız delil ile çürütülmüştür. Bu delillerin en büyüklerinden biri ise, yeryüzündeki örneklerini her geçen gün daha fazlasıyla veren "yaşayan fosillerdir". Bir canlının 150 milyon yıl boyunca aynı kalması, 300 milyon yıl boyunca değişmemesi, evrim senaryosunu kesin olarak ortadan kaldırmaktadır. Ortada, Darwinistlere göre evrim geçirmesi gereken bir canlı vardır. Ama canlı, sergilediği fosil örneği ile aslında hiç evrim geçirmediğini belgelemektedir. Yaşayan fosiller, tüm ders kitaplarındaki evrim safsatalarını ortadan kaldıracak, tüm evrim müzelerindeki sahte ara formları yok edecek, tüm Darwinist kitap ve makalelerdeki hayali evrim senaryolarının bir yalan olduğunu gösterecek kadar büyük bir delildir. Evrimcilerin bunları görmezden gelmeleri, söz konusu açık delilleri ortadan kaldırmamaktadır. Elinizdeki kitapta, bu önemli delile ve Darwinistlerin söz konusu delil karşısındaki çırpınışlarına şahit olacaksınız. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Yaratılış Atlası - Cilt 1 |
| |
Evrim teorisinin iddialarını yerle bir eden belki de en büyük gerçek fosil kayıtlarıdır. Çünkü fosil kayıtları, dünya üzerindeki canlı türlerinin en küçük bir değişim dahi geçirmediklerini ve birbirlerine dönüşmediklerini bize gösteren somut kanıtlardır. Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz. En eski çağlarda bile canlılar bugünkü benzerleriyle aynı mükemmel ve üstün özelliklere sahip olarak, kompleks yapılarıyla bir anda yeryüzünde belirmişlerdir.
Bu durum ise şu kesin gerçeği göstermektedir: Canlılar, evrim teorisinin hayali süreçleriyle oluşmamışlardır, yeryüzünde yaşayan gelmiş geçmiş tüm canlılar Allah tarafından yaratılmışlardır. Yaratılış gerçeği, canlıların geçmişten kalan kusursuz izleri ile bir kez daha sergilenmektedir.
Bu kitapta, bir yandan fosilin ne olduğu, nasıl oluştuğu, nerelerden ve ne şekilde çıkarıldığı gibi bilgiler elde edecek, diğer yandan "Biz evrim geçirmedik, yaratıldık" diyen milyonlarca yıllık fosillerin bazı örneklerini yakından tanıyacaksınız. Bu kitapta yer alan fosiller, Yaratılış gerçeğini ispatlayan yüz milyonlarca fosilin sadece birkaç örneğidir. Ve sadece bu birkaç örnek bile, evrim teorisinin bilim tarihinin en büyük sahtekarlığı ve aldatmacası olduğunu ispatlamaktadır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Darwinizm İle İlmi Mücadelenin Önemi |
| |
Günümüzde insanlığın huzurunu bozan, güvenlik ve barış ortamının yaşanmasına engel olan akımların temelinde Darwinizm vardır. İnsanlığın Darwinizm'in tehlikelerine ve aldatmacalarına karşı uyarılması, bu tehlikeli zihniyetin fikren etkisiz hale getirilmesi hayati öneme sahiptir. Samimi Müslümanların da bu gerçeğin bilincinde olmaları, bu tehlikeyi göz ardı etmek yerine, tüm imkanlarını seferber ederek söz konusu tehlikeyi fikren ortadan kaldırmak için gayret etmeleri gerekir.
Ne var ki, Darwinizm'i ve sebep olduğu tehlikeleri kavrayamayanlar, Darwinizm'e karşı yürütülen ilmi mücadelenin de önemini anlayamamaktadır. Bu kitapta, hem Darwinizm'le ilmi mücadelenin önemi üzerinde durulacak, hem de bu büyük fikri mücadeleden kaçınanların öne sürdükleri mazeretler cevaplanacaktır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
DNA'nın Darwin'e Uyarısı |
| |
19. yüzyıla yön veren üç materyalist fikir adamı olduğu söylenir: Freud, Marx ve Darwin. İlk ikisinin teorileri geçtiğimiz 20. yüzyıl içinde denenmiş, incelenmiş ve sonunda geçersizlikleri anlaşılarak birbiri ardına reddedilmiştir. Darwin’in teorisi ise içinde bulunduğumuz dönemde yıkılmaktadır.
2000 yılının ilk aylarında itibaren yaşanan bazı önemli gelişmeler, materyalizmin bu büyük çöküşüne hız kazandırdı. Bu gelişmelerin en önemlilerinden biri insanın gen yapısını çözmek için yürütülen İnsan Genomu Projesi idi. Bu projeyle, Allah'ın canlıları ne denli üstün bir yaratılışla var ettiğini ortaya koyan "genetik bilgi"nin detayları insanlığın önüne serildi. Bu projenin sonuçlarını inceleyen, tek bir insan hücresinde binlerce ansiklopedi sayfasını dolduracak kadar bilgi saklandığını öğrenen her insan, bunun ne kadar büyük bir yaratılış delili olduğunu kavramaktadır.
Evrimciler ise gerçekte kendi aleyhlerinde olan bu son gelişmeyi çarpıtmaya ve "evrim" delili gibi göstermeye çalışıyorlar. Bu kitapta söz konusu evrimci yanılgılar açıklanmakta, yaratılışa karşı getirilen itirazların mantıksızlığı ve yüzeyselliği ortaya konmaktadır.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Darwin'in Anlayamadığı Kambriyen |
| |
Evrim teorisi, bilimsel bulguların ortaya çıkardığı gerçekler ile tümüyle çöküntüye uğramış durumdadır. Ancak teoriyi, temelinden yok eden öyle bir gerçek vardır ki, Darwinistlerin açıklamasız kaldığı hemen her konuyu kapsamaktadır: Bu, günümüzden yaklaşık 530 milyon yıl önce, tüm yeryüzünde büyük bir ihtişam içinde sergilenen canlı çeşitliliği ve kompleksliğidir. Henüz tek hücrelilerin yaşamakta olduğu bir ortamda, birbirinden kompleks canlılar, sözde atalarına dair hiçbir kalıntıya sahip olmadan, adeta evrim teorisinin geçersizliğini ilan edercesine aniden var olmuşlardır.
Fosil kayıtları o kadar güçlüdür ve olay evrimciler açısından o kadar dramatiktir ki, bilim adamları bu dönemi Kambriyen Patlaması veya “Biyolojik Big Bang” olarak adlandırırlar. O dönemden bu yana, bu canlıların “atası” olabilecek, Kambriyen öncesi döneme ait yeni fosiller bulma arayışını sürdürmektedirler. Ancak çabalar sürekli olarak tek bir gerçeği göstermektedir: Ani, kusursuz, birbirinden farklı ve kompleks bir yaratılış...
Bu kitap, bu benzersiz gerçeği tüm detaylarıyla sizlere sunmak ve evrim teorisini geçersiz kılan en önemli delillerden birini tanıtmak için yazılmıştır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Evrimin Fosillere Yenilişi |
| |
Bir bitki ya da hayvanın eski jeolojik çağlardan bu yana yerkabuğunda korunmuş olan kalıntılarına ya da izlerine fosil denir. Yeryüzünün her tarafından derlenmiş olan fosiller, yaşamın başlangıcından bu yana yeryüzünde yaşamış canlılar hakkında bilgi veren en önemli kaynaktır.
Hava ile teması ani bir şekilde kesilen canlıların iskeletleri, bozulmadan günümüze kadar ulaşır. Fosillerin araştırılması, soyu tükenmiş hayvanlar ve bitkiler konusunda bilgilenmemizi sağlar. Bu bilgiler hangi zaman dilimlerinde hangi canlıların yaşadıkları hakkında da bilgi verir.
Bir canlının milyonlarca yıl önce yaşadığı bilinen halinin günümüzde bilim adamlarının karşısına canlı olarak çıkması, evrimcilerin ürettiği tüm masalları altüst eder. Bu durum, evrimcilerin iddialarına göre milyonlarca yıl boyunca evrim geçirmiş olması gereken canlının, her nasılsa, bu hayali evrim sürecine hiç maruz kalmadığını gösterir. Dahası, evrime göre, tamamen ilkel canlıların yaşamış olması gereken bir dönemde, son derece kompleks özellikleriyle, tam olarak gelişmiş ve tümüyle o canlıya has yapılara sahip varlıkların bulunduğunu kanıtlar. Evrimcilerin "ilkel" zannettikleri canlı, hiç de ilkel değildir. Yani "tek hücreliden dönüşüm", "ara geçiş formu" ve "ilkel canlı" iddialarının geçersizliği, aldatıcılığı anlaşılmıştır. Özetle, "aşamalı evrim süreci"nin bir hikayeden ibaret olduğu, önemli bir delil ile bir kez daha ortaya çıkmıştır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Tarihi Bir Yalan Kabataş Devri |
| |
Darwinistler, tek hücreden çok hücreye ve ardından maymundan insana doğru uzadığını iddia ettikleri sözde evrim sürecini kendilerince açıklayabilmek için, insanlık tarihini de senaryolaştırmışlardır. Bunun için sözde "ilkel insan"ın yaşam şeklini ifade eden "mağara devri", "taş devri" gibi hayali dönemler uydurmuşlardır. Oysa karanlık bir mağarada postlara bürünerek oturan, konuşma yeteneği olmayan yarı insan yarı maymun canlılar, yalnızca birer hayal ürünüdür. İlkel insan hiçbir zaman var olmamış, taş devri hiçbir zaman yaşanmamıştır. Bunlar evrimcilerin bir kısım medyanın da yardımıyla oluşturdukları göz boyamalardan başka bir şey değildir. İnsan, var olduğu günden bu yana insandır. Var olduğu günden bu yana da yüksek bir kültüre sahiptir.
Bu kitapta, "kabataş devri" iddiasının tarihi bir yalan olduğu ortaya konulmakta, bilimsel bulguların yaratılış gerçeğini desteklediği gösterilmektedir. İnsan bu dünyaya evrimle değil, sonsuz bir güç ve akıl sahibi olan Allah'ın kusursuz yaratmasıyla gelmiştir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Darwinizm Nasıl Bir Açmaz? |
| |
Evrim teorisinin her türlü bilimsel dayanaktan yoksun olmasına rağmen hala varlığını sürdürmesinin en önemli nedenlerinden biri, bu teoriye ön yargıyla bağlanmış kişilerin ısrarlarıdır. Bilim dünyasında ve medyada görev yapan pek çok kişi, evrim teorisinin bilimsel bir gerçek olduğu yanılgısına dair hayatları boyunca yoğun bir telkine maruz kalmıştır. Bazıları hala da bu telkinin etkisindedirler. Örneğin hala "insan embriyosunda solungaçlar olduğu" veya "kuyruk sokumu kemiğinin maymunlardan miras kaldığı" gibi modern bilimin reddettiği iddialara inanmaktadırlar. Oysa bunlar, "dünyanın öküzün boynuzları üzerinde durduğu" efsanesi kadar bilim dışı batıl inançlardır.Dahası, söz konusu evrimciler, bu batıl inançları topluma da kabul ettirmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar.Bu nedenle evrimcilerin kendilerince "bilimsel gerçek" sandıkları batıl inançları tek tek ele alıp geçersizliklerini göstermek gerekmektedir. Elinizdeki kitapta yapılan budur. Kitapta, son bir kaç yıl içinde Bilim ve Teknik, Bilim ve Ütopya, Focus, Aktüel gibi dergilerde; Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet gibi günlük gazetelerde veya bu gazetelerin bazı köşe yazarlarının sütunlarında yer alan evrimci yanılgılar tek tek ele alınmıştır. Evrimciler de bu kitabı okumalıdır. Böylece belki yıllardır büyük bir ön yargıyla savundukları Darwinist dogmanın bir aldatmacadan ibaret olduğunu görebilirler. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Kuşların ve Uçuşun Kökeni |
| |
Yeryüzünde on binden fazla kuş türü yaşamaktadır. Bu kuşların her biri birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Şahinin keskin gözleri, geniş kanatları ve sivri pençeleri vardır. Birkaç yüz gramlık yağmur kuşları, her yıl kışı geçirmek üzere 4.000 kilometrelik yolu 88 saat boyunca kanat çırparak, okyanus üzerinde rotalarını şaşırmadan katederler. Papağanlar çok farklı bir ses organı anatomisine sahip oldukları halde -örneğin dişleri ve dudakları olmamasına rağmen- insanların çıkardığı sesleri taklit edebilirler. Bilinen en küçük kuş olan sinek kuşunun, besin alabilmek için bir çiçeğin önünde havada asılı olarak kalması gerekir ve sahip olduğu özel tasarımla bunu yapabilen tek kuştur. Alakargalar topladıkları palamutları daha sonra kullanmak üzere toprağa gömerler. Her yeri birbirine benzeyen bir ormanın içinde 9 ay geçtikten sonra bile bu palamutları bulup ortaya çıkarabilmektedirler.
Kuşlar, yavrularıyla ilgilenme şekilleri ile de son derece dikkat çekici canlılardır. Bazıları son derece detaylı yuvalar yaparlar. Örneğin deniz kenarında yaşayan kuşlar, yuvalarını batmayacak şekilde ve buna uygun malzeme ile yaparlar; hatta su yükseldiği takdirde yuva içindeki yavruların bundan zarar görmemesini hesap ederler. Kuşların birbirinden özel tasarımları, akılcı ve fedakar davranışları vardır. Akıl ve şuurdan yoksun olan bu canlılar bütün bu olağanüstü özelliklere nasıl sahip olmuşlardır? Onlar Allah'ın yarattığı kusursuz tasarımlara sahiptirler ve Allah'ın ilhamı ile hareket etmektedirler.
Kuşların sahip oldukları özellikleri, evrimcilerin iddia ettikleri gibi, zaman içinde yavaş yavaş kazanmış olmaları mümkün değildir. Çünkü böyle bir sürecin ara aşamalarında, bu canlıların hayatta kalmaları mümkün değildir. Nitekim evrimcilerin iddia ettikleri gibi aşama aşama mükemmelleşen bir canlı da yoktur; aksine farklı canlı grupları, yeryüzü katmanlarında ilk belirdikleri andan itibaren şu anki mükemmel halleriyle bulunmaktadır.
Kuşları, sahip oldukları yetenekler ve buna uygun tasarımlarla yaratan, herşeyin Yaratıcısı olan Allah'tır. Kuran'da Allah "... O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur..." (Hud Suresi, 56) ayetiyle canlılar üzerindeki hakimiyetini bildirmektedir.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Bir Zamanlar Darwinizm |
| |
Tarih boyunca birçok bilim adamı, gerek dönemlerinin geri kalmış bilim düzeyi, gerekse sahip oldukları bazı önyargılar sebebiyle birçok bilimsel yanılgıya kapıldı. Tarihte gerçekleşmiş bilimsel yanılgılara verilecek en çarpıcı örnek, yaşamın kökeni üzerine ortaya atılmış iddialardan biriydi. Çünkü bu iddianın etkileri ve mantıksızlığı diğer yanılgılardan çok daha büyük oldu. Bu yanılgı, evrim inancıyla materyalist dünya görüşünün birleştiği 'Darwinizm'di. Bir zamanlar yetersiz bilim düzeyi nedeniyle kabul görmüş olan Darwinizm'in maskesi 21. yüzyılda tamamen düşürülmüş, köhne ve çürük bir teori olduğu açığa çıkmıştır. Bu kitapta bir kere daha delilleriyle ortaya konan bu açık gerçeği gördükten sonra direnmemek ve gerçeği kabul etmek doğru bir harekettir. Bir insan bilgi eksikliğinden ya da kendisine yapılan telkinlerden dolayı evrim yalanına inanmış olabilir. Ama eğer samimi bir insansa, bir aldatmacanın peşinden giderek dünyada ve ahirette küçük düşeceğine, doğruyu araştırıp bulmalı ve ona uymalıdır. Darwinizm'in bağlılarının yapmaları gereken, bu teoriye körü körüne inanmaktan vazgeçmektir. Bilimin sonuçlarını incelemeli ve bu sonuçları önyargısız olarak değerlendirmelidirler. Samimi oldukları takdirde, Darwinizm'in en koyu savunucuları bile, bu teorinin büyük bir aldanış olduğunu göreceklerdir. Unutulmamalıdır ki samimiyet ve dürüstlük, dünyada da ahirette de güzel bir karşılık görecektir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Yaratılış Gerçeği |
| |
Oturduğunuz yerden şöyle bir etrafınıza bakın. Bulunduğunuz odadaki her şeyin ’yapılmış’ olduğunu göreceksiniz. Duvarlar, döşemeler, tavan, oturduğunuz sandalye, elinizde tuttuğunuz kitap, masanın üstünde duran bir bardak; sayılamayacak kadar çok detay... Tek bir tanesinin dahi kendi başına oluşup odanıza gelmediğinden eminsinizdir. Örneğin, en basit görünen bir halı saçağını bile uğraşıp yapan biri vardır; o saçak oraya kendi kararıyla, tesadüfen gelip yerleşmemiştir.
Bedenimizden başlayıp, akıl almaz büyüklükteki evrenin en uç noktalarına kadar var olan tüm yapılmış varlıkların ve dengelerin de bir kurucusu ve Yaratıcısı vardır. Bu çalışmayı okuyanlar yaratılış gerçeğinin tartışmasız delillerini bir kere daha görecek ve tüm canlıların bir anda eksiksizo arak yaratıldıklarını anlayacaklardır. Yeryüzündeki tüm canlılar kendilerini yaratan Allah'ın varlığının delillerindendirler. |
| |
|
| |
| |
|
Türlerin Evrimi Yanılgısı |
| |
Darwin'e göre zaman içinde oluşan küçük farklılıklar, türleri birbirlerine dönüştürüyordu ve tüm canlılık böyle var olmuştu. Darwin'den bu yana geçen 1.5 yüzyılın bilimsel araştırmaları, çok büyük bir yanılgı olduğunu ortaya koydu. Günümüzde genetik, popülasyon genetiği ve sistematik gibi bilim dalları, türlerin arasında Darwinizm'in ileri sürdüğü gibi bir "evrim ağacı" bulunmadığını gösteriyor. Aksine, canlı türleri içindeki çeşitlenmeler, belirli bir genetik sınırın ötesini hiç bir zaman aşmıyor. Dolayısıyla hiç bir tür bir diğerine dönüşmüyor. "Türlerin evrimi"ni gösterdiği iddia edilen örneklerin birer yanılgı oldukları ise birer birer anlaşıldı. Biyokimya veya paleontoloji gibi alanlarda zaten köşeye sıkışmış olan evrim teorisi, bu konuda da kaçınılmaz bir çöküş süreci içinde.
Bu kitapta evrim teorisinin yeryüzündeki olağanüstü çeşitlilik karşısında nasıl çaresiz kaldığını okuyacak ve gezegenimizdeki milyonlarca farklı türün varlığının, Allah'ın üstün yaratmasının kanıtlarından biri olduğunu göreceksiniz.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Tarihin En Büyük Bilim Sahtekarlığı Evrim Teorisi |
| |
Bir insan, Allah’ı inkar etmekle tüm evrenin en büyük yalanını söylemiş ve o yalana uymuş olur. Çünkü tüm evrendeki her şey, Allah’ın varlığı, birliğini ve gücünü gösteren bir "ayet" (delil)dir ve Allah’ı tanımayan insan, sonsuz sayıdaki tüm bu delillerin hepsini inkar etmekle, sonsuz büyüklükteki bir yalana teslim olur. Bu yalan bazen yalnızca "ben Allah’a inanmıyorum" gibi basit bir cümle ile ifade edilir. Ancak kimi zaman da daha organize, daha örgütlü ve daha gelişmiş bir biçimde karşımıza çıkar. Bazı insanlar, o yalanı savunmayı hayatlarının en büyük amacı haline getirirler ve bu işi yapabilmek için de çeşitli araçlar kullanırlar. Çünkü tüm bir toplumu o yalana inandırabilmek için, o yalanın içinin doldurulması, bir takım sahte delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Evrim teorisi, işte o büyük yalanın içine doldurmak için şimdiye dek üretilmiş olan en büyük araçlardan biridir. Toplumları Allah inancından koparmak, böylece dini otoriteyi yok edip kendi siyasi egemenliğini tesis etmek, seküler (din-dışı) bir dünya düzeni kurmak isteyen bir güç tarafından üretilmiş ve kitlesel "beyin yıkama" araçlarıyla da günümüz toplumlarına büyük bir gerçek gibi kabul ettirilmiştir. Ancak "Şeytan’ın hilesi zayıftır". Evrim teorisi de, içini doldursun diye üretildiği o büyük yalan gibi, çürük ve dayanaksızdır. Sahte delillere ve aldatmacalara dayanarak ortaya atılmıştır. Giderek ilerleyen bilim tarafından da, sanıldığının aksine doğrulanmamakta, şiddetli bir biçimde yalanlanmaktadır. Evrim Teorisi’nin ardındaki bu gerçeği bilmek isteyen herkes, bu kitabı okumalıdır. |
| |
|
| |
| |
|
Materyalizmin Sonu |
| |
Örneğin bir biyolog, bir protein molekülünün yapısının çok karmaşık olduğunu gözleriyle görür. Bu karmaşıklığın içinde inanılmaz bir düzen olduğunu ve bu düzenin tesadüflerle kendi kendine oluşma ihtimalinin olmadığını gayet iyi bilir. Ama buna rağmen, canlılığın yapıtaşı olan proteinin, milyarlarca yıl önce ilkel dünya şartlarında rastlantılar sonucunda oluştuğunu iddia eder. Bu akılalmaz bir iddiadır. Bununla da kalmaz, bir değil, milyonlarca proteinin tesadüflerle oluşup, sonra inanılmaz bir plan ve düzen içinde biraraya gelerek ilk canlı hücreyi oluşturduklarını da çekinmeden bu iddiasına ekler. Hatta bu iddiasını gözü kapalı bir inatçılıkla da savunur. Bahsettiğimiz "evrimci" bir bilimadamıdır. |
| |
|
| |
| |
|
Materyalizmin Çöküşü |
| |
Etrafınızda gördüğünüz tüm canlılar, içinde yaşadığınız dünya ve bu dünyayı barındıran evren nasıl var oldu? Tüm bunları var eden irade nedir?... |
| |
|
| |
| |
|
Kuran Darwinizmi Yalanlıyor |
| |
Bazı insanlar -genelde materyalist çevrelerden kişiler- evrim teorisinin bilim tarafından ispatlanmış bir gerçek olduğunu sanırlar. Oysa gerçek bunun tam tersidir, bilimsel yüzlerce delil evrim teorisinin geçersizliğini gözler önüne sermiştir. Ancak yine de söz konusu insanlar evrim teorisini şiddetle savunurlar. İnanç sahibi insanların da bir bölümü materyalist telkin ve propagandalar sonucunda evrim teorisini bilimsel bir gerçek zannederler. Bu teori ile Allah'a iman arasında bir "orta yol" aramaya çalışırlar. Oysa evrim teorisi ideolojik arka planı olan, ateizmi sağlamlaştırmak amacıyla ortaya atılmış ve materyalist düşünceye sahip çevreler tarafından şiddetle sahiplenilmiş din dışı bir düşüncedir. Ortaya atıldığından bu yana insanlığa çatışma, savaş ve dejenerasyondan başka bir şey getirmemiştir.
Bu kitap, evrim teorisiyle yaratılış gerçeği arasında ortak noktalar bulmaya, hatta Kuran’dan evrim teorisine delil getirmeye çalışan kişilere bir cevap niteliğindedir. Kitabın amacı, evrim teorisi ile uzlaşma çabalarının, bilimsel ve toplumsal açıdan hatalı olduğunu izah ederek, bu yanılgıya kapılanlara doğru bir bakış açısı kazandırmaya vesile olmaktır.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Kuran Bilime Yol Gösterir |
| |
Bilim, Kuran’ın bildirdiği gerçeklere göre yönlendirildiği takdirde çok hızlı ilerler ve insanlığa çok daha büyük hizmetler verebilir…
Allah Kuran’da insanları, göklerin, yerin, dağların, yıldızların, bitkilerin, tohumların, hayvanların, gece ile gündüzün meydana gelişinin, insanın kendi doğumunun, yağmurun ve yaratılmış daha birçok varlığın üzerinde düşünmeye ve bu varlıkları incelemeye çağırmaktadır. Bunları inceleyen insan ise tüm varlıklarda Allah’ın yaratış sanatını görecek, böylece kendisini ve tüm evreni yoktan yaratan Rabbimizi tanıyabilecektir.
Evreni ve içindeki tüm varlıkları incelemenin ve Allah’ın yaratış sanatını keşfederek insanlığa açıklamanın yolu ise “bilim”dir. Dolayısıyla din, bilimi Allah’ın yaratışındaki detaylara ulaşmada bir yol olarak benimser ve bu nedenle bilimi teşvik eder. Din, bilimsel araştırmaları teşvik ettiği gibi, dinin bildirdiği gerçeklere göre yönlendirilen bilimsel araştırmalar da çok hızlı ve kesin sonuçlar getirir. Çünkü din, evrenin ve canlılığın nasıl var oldukları sorusuna en doğru ve en kesin cevabı veren tek kaynaktır.
İnsanların kesin olarak bilmeleri gereken bir gerçek vardır: Bilim ancak Allah’ın sonsuz kudretini, evrendeki yaratılış delillerini araştırma yönünde çalıştıkça doğru sonuçlara ulaşabilir. Ancak rotası doğru çizilirse, yani doğru yönlendirilirse bilimin gerçek amacına en kısa sürede ulaşması sağlanabilir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Kainattaki Kusursuzluk Tesadüf Değil |
| |
Günlük hayatta kullandığınız araç gereçleri şöyle bir düşünün: Örneğin cebinizdeki anahtarları... Şüphe yok ki hiç kimse, bir anahtarın "tesadüf eseri" tam kilidi açacak biçimi almış olduğunu ve cebinize de tesadüfen girdiğini söylemeyecektir. Aynı şekilde yoldaki tabelaların tesadüf eseri bulundukları yerlere yerleştiklerini ve yine tesadüf eseri bu tabelaların üzerine saçılan boyalarla insanlar için bir anlam taşıyan yazıların oluştuğunu iddia etmeyecektir.
Kuşkusuz tüm bunlar, üzerinde düşünülerek ve emek harcanarak, belli bir amaç ile tasarlanıp karşınıza gelmiştir ve sizin de bu konuda en ufak şüpheniz bulunmaz.
Peki ya yolda yürürken gördüğünüz insanlar, yanından geçtiğiniz ağaçlar, önünüze çıkan bir kedi ya da bir köpek?...
Sizce onların varlığının sebebi tesadüfler olabilir mi?
Kuşkusuz böyle bir ihtimal üzerinde düşünmek bile son derece akıl dışıdır... Tek bir ataçın, bir telin tesadüfen düzgünce bükülmesiyle masasına gelmesini mantıksız bulan bir kişi elbette ki, insanların, kedilerin, kuşların, ağaçların ve tüm evrenin de tesadüfen meydana gelmesinin bunlarla kıyas edilemeyecek kadar imkansız olduğunu anlamak durumundadır.
Ancak bu kadar açık bir gerçeğe sırt çeviren insanlar bulunmaktadır. "Materyalist-Darwinist" olarak bilinen bu kimseler tesadüfleri üstün bir akıl gibi sunan, art arda meydana gelen milyonlarca tesadüfün toplamını "yaratıcı bir güç" olarak gösteren batıl bir fikrin savunucularıdır. Onlara göre tesadüfler, dünyadaki bütün insanların aklından çok daha büyük bir akla sahiptirler. Dahası onlara göre zaman çok önemli bir anahtar görevindedir. Öyle ki tesadüf, zamanın, cansız ve şuursuz atom yığınlarını insanlara, karıncalara, atlara, orkideye, güle ve aklınıza gelen-gelmeyen milyonlarca canlıya çevirebileceğini iddia eden bir mantıksızlıktır.
Bu kitapta, kendilerini tesadüf çıkmazının içine sokarak, çevrelerindeki yaratılış delillerini inkar edenlerin ne tür bir mantık bozukluğu sergilediklerini fark edeceksiniz. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Hayatın Gerçek Kökeni |
| |
Bu kitapta, evrim teorisinin geçersizliği tümüyle bilimsel bulgulara dayanılarak açıklanmaktadır. Evrim teorisini bilim adına savunanların, mutlaka bu bulgularla yüzleşmeleri ve şimdiye kadar sahip oldukları bazı önkabulleri sorgulamaları gerekmektedir. Eğer bundan kaçınırlar ise, bu teoriye olan bağlılıklarının bilimsel değil, tümüyle dogmatik bir bağlılık olduğunu fiilen kabul etmiş olacaklardır. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Evrimin Mikrobiyolojik Çöküşü |
| |
Evrim teorisi, sahip olduğu bilimsellik kılıfına rağmen, aslında modern bilim tarafından ısrarla yalanlanan bir safsatadır. Özellikle de mikrobiyoloji ve onun en önemli araştırma konusu olan canlı hücresi, Darwin'in ve onu izleyenlerin iddialarını her geçen gün daha fazla geçersiz kılmaktadır. Bugün evrim teorisi, özellikle mikrobiyolojik düzeyde, tamamen çökmüş durumdadır.
Bu kitapçığın amacı ise, evrim teorisinin bu bilimsel çöküşünü gözler önüne sermek ve yaratılış gerçeğinin mikrobiyolojik düzeydeki bazı delillerini ortaya koymaktadır. Canlılığın en küçük parçasının dahi tesadüfler sonucu ortaya çıkması mümkün değildir. Tüm canlılar, cansız varlıklar da dahil olmak üzere, Alemlerin Rabbi olan Allah tarafından yaratılmışlardır ve O'nun üstün kudret, ilim ve sanatının birer eseridirler. |
| |
|
| |
| |
|
Evrimcilerin Yanılgıları |
| |
Son yıllarda Türkiye'de çok önemli bir gelişme yaşanmaktadır. On yıllardır bazı çevreler tarafından bilimsel bir gerçek gibi gösterilmeye çalışılan evrim teorisi ve ona dayanan materyalist felsefe, büyük bir bilimsel hezimetle karşı karşıyadır. Canlıları Allah'ın yarattığı gerçeği, karşı konulamaz bir biçimde, bu gerçeği inkar eden evrim teorisine karşı galip gelmektedir. Elbette bu durum, on yıllardır evrim teorisinden destek bulmuş olan ateistleri rahatsız etmiştir. Bu psikolojinin etkisiyle, yıkılan teorilerini ayakta tutmaya çabalamakta, ama bunu yaparken de çok galiz yanılgılar sergilemektedirler. Bir yalanı savunmaya çalıştıkları için, yazdıkları her yazı ve yaptıkları her konuşma, hem ciddi bilimsel hatalar hem de ciddi muhakeme bozuklukları içermektedir. Biz evrimcilerin bu yanılgılarını şimdiye dek defalarca gözler önüne serdik. Bu amaçla da çeşitli kitaplar ve kitapçıklar yayınladık. Evrimcilerin düzenledikleri bazı konferansları, dergilerinde ya da gazetelerinde yazdıkları yazıları ya da ders kitaplarına sızdırmış oldukları hatalı bilgileri ele aldık ve tüm bunların neden birer yanılgı olduklarını açıkladık. Elinizdeki kitap, daha önce yayınlanmış olan bu çalışmaların bir bütünüdür. Bu kitapta, tüm bu iddialara zemin hazırlayan mantıkların neden son derece çarpık olduğunu görme imkanı bulacaksınız. Bilim adına ortaya çıkan bazı kişilerin gerçekte bilime tamamen ters inançlara sahip olduklarına, kimi zaman gerçeği bile bile reddettiklerine, kimi zaman da kavramaktan aciz kaldıklarına şahit olacaksınız. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Evrimcilerin Yanılgıları |
| |
Evrim teorisi, ortaya atıldığı günden bu yana, bir kısım materyalist çevreler tarafından bilimsel bir gerçek gibi gösterilmeye çalışılır. Oysa tüm canlılığın bir tesadüfler süreci sonunda ortaya çıktığını öne süren teori, farklı bilim dalları tarafından geçersiz kılınmaktadır. Teorinin kurucusu olan Charles Darwin’den bu yana geçen 140 yıl boyunca, paleontoloji, biyokimya, genetik, anatomi gibi bilim dalları, teorinin varsayımlarını birer birer çürütmüştür. Doğanın detayları incelendikçe, canlılarda, asla rastlantılarla açıklanamayan olağanüstü tasarımlar bulunduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenlerle bugün evrim teorisi, ünlü moleküler biyolog Prof. Michael Denton’ın ifadesiyle "kriz içinde bir teori"dir.
Teorinin içine düştüğü bu kriz, teoriyi savunan bilim adamlarını da kimi zaman bazı itiraflarda bulunmaya yöneltmektedir. Bu bilim adamları, materyalist önyargıları nedeniyle teoriyi reddetmeyen, ancak teorinin bilimsel bulgularla çeliştiğinin de farkında olan kişilerdir.
Bu kitapta söz konusu evrimci bilim adamlarının kendi inandıkları teori hakkındaki itiraflarını okuyacaksınız. Teorinin kurucusu olan Charles Darwin’den, günümüzdeki en önde gelen savunucuları olan Richard Dawkins, Stephen Jay Gould ya da Richard Leakey’e kadar, yüzlerce evrimcinin bu teoriye, temelsiz, yanlış ve hatta saçma olduğunu fark ettikleri halde inandıklarını göreceksiniz.
Darwinizm’in, en ateşli savunucuları tarafından bile aslında inanılmayan bir masal olduğunu görmek istiyorsanız, bu itirafları okumalısınız.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Evrimcilere Net Cevap 1 |
| |
Evrim teorisi, canlılığın nasıl oluştuğunu açıklamaktan son derece uzaktır; aksine, biyoloji, biyokimya, paleontoloji, anatomi gibi bilim dallarındaki her yeni gelişme, evrim tarafından açıklanamayan, dahası açıklanması asla mümkün olmayan yeni yeni sorunlar ortaya çıkarmaktadır. 21. yüzyılda yaşanan yeni ve önemli bir gelişme ise, insanların evrim propagandasına karşı tüm dünyada bilinçlendirilmesidir. Yakın bir geçmişte, evrim teorisini kesin ve ispatlı bir gerçek zanneden çoğunluk, artık bu teorinin hiçbir bilimsel delili olmayan, evrimcilerin demagojilerinden, bilimsel sahtekarlık ve aldatmacalarından ibaret hayali bir senaryo olduğunun farkındadır. Tüm bunların yanında, evrim teorisinin geçersizliğinin topluma gösterilebilmesi için, evrimcilerin basında yer alan iddialarına da tek tek cevap vermekte yarar bulunmaktadır. İşte bu kitap evrimci iddialara karşı kaleme alınmış makalelerin bir derlemesidir. |
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
Evrim Aldatmacası |
| |
Charles Darwin'in evrim teorisi, bugün dünyanın dört bir yanında yoğun bir propaganda ile savunulmaktadır. Okullarda, bilimsel kaynaklarda ve medyada, teori ispatlanmış bir gerçek gibi sunulmakta, pek çok insan da bu nedenle hiç sorgulamadan evrim teorisini doğru kabul etmektedir.
Oysa her geçen gün gelişen, paleontoloji, genetik ve biyokimya gibi bilim dalları, gerçekte evrim teorisini yalanlamaktadır. Evrimi ispatlamak için 140 yılı aşkın bir süredir aralıksız sürdürülen çalışmalar, teoriyi geçersiz kılmaktan başka bir sonuca varamamıştır.
Bu gerçeğe rağmen, evrim teorisinin bu denli yaygın bir biçimde savunulması ve insanlara empoze edilmesinin tek nedeni ise, teorinin materyalist felsefe ile olan ilişkisidir. Sadece maddenin varlığını kabul eden materyalist felsefe, yegane sözde bilimsel dayanağını evrim teorisinde bulmaktadır. Bu teoriyi benimsetmek için global düzeyde uygulanan propagandanın ardındaki asıl neden de budur.
Bu kitap, evrim teorisinin bilimsel çöküşünü ayrıntılı, ancak kolay anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Dahası teoriyi savunan bazı "bilim adamları"nın sahip oldukları önyargıları ve hiç çekinmeden başvurdukları çarpıtmaları gözler önüne sermektedir.
Bu dünya üzerindeki canlılığın ve insan neslinin gerçekten nasıl var olduğunu öğrenmek isteyenler, bu kitabı mutlaka okumalıdır.
|
| |
Satış Sitesi Linkleri :
Satın Al |
| |
| |
|
|
|
|
|