“Bilimde şüphecilik esastır” mantığı, bilimsel ilerlemenin ancak şüphecilik üzerine gerçekleşebileceği üzerine kurulmuş bir felsefedir. Eğer bilimde şüphecilik esassa, Darwinistlerin, tesadüflerin her şeyi meydana getirdiğine inandıkları gibi, her şeyi Allah’ın yarattığına da ihtimal vermeleri gerekir. Madem bilimde şüphecilik gerekiyor, bu durumda canlı varlıkları Allah’ın yarattığına %50 ihtimal vermeleri gerekir.


KİTAPLAR

Yazar Harun Yahya'nın Evrim Teorisi'nin geçersizliğini ispatlayan ve ideolojik amaçlarla ayakta tutulmaya çalışılan Darwinizm'in 150 yıldır toplumlara getirdiği acıları gözler önüne seren eserleri:


 
 
  Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 
Kitaplar
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 43 Eser

Kainattaki Kusursuzluk Tesadüf Değil

 

Günlük hayatta kullandığınız araç gereçleri şöyle bir düşünün: Örneğin cebinizdeki anahtarları... Şüphe yok ki hiç kimse, bir anahtarın "tesadüf eseri" tam kilidi açacak biçimi almış olduğunu ve cebinize de tesadüfen girdiğini söylemeyecektir. Aynı şekilde yoldaki tabelaların tesadüf eseri bulundukları yerlere yerleştiklerini ve yine tesadüf eseri bu tabelaların üzerine saçılan boyalarla insanlar için bir anlam taşıyan yazıların oluştuğunu iddia etmeyecektir. Kuşkusuz tüm bunlar, üzerinde düşünülerek ve emek harcanarak, belli bir amaç ile tasarlanıp karşınıza gelmiştir ve sizin de bu konuda en ufak şüpheniz bulunmaz. Peki ya yolda yürürken gördüğünüz insanlar, yanından geçtiğiniz ağaçlar, önünüze çıkan bir kedi ya da bir köpek?... Sizce onların varlığının sebebi tesadüfler olabilir mi? Kuşkusuz böyle bir ihtimal üzerinde düşünmek bile son derece akıl dışıdır... Tek bir ataçın, bir telin tesadüfen düzgünce bükülmesiyle masasına gelmesini mantıksız bulan bir kişi elbette ki, insanların, kedilerin, kuşların, ağaçların ve tüm evrenin de tesadüfen meydana gelmesinin bunlarla kıyas edilemeyecek kadar imkansız olduğunu anlamak durumundadır. Ancak bu kadar açık bir gerçeğe sırt çeviren insanlar bulunmaktadır. "Materyalist-Darwinist" olarak bilinen bu kimseler tesadüfleri üstün bir akıl gibi sunan, art arda meydana gelen milyonlarca tesadüfün toplamını "yaratıcı bir güç" olarak gösteren batıl bir fikrin savunucularıdır. Onlara göre tesadüfler, dünyadaki bütün insanların aklından çok daha büyük bir akla sahiptirler. Dahası onlara göre zaman çok önemli bir anahtar görevindedir. Öyle ki tesadüf, zamanın, cansız ve şuursuz atom yığınlarını insanlara, karıncalara, atlara, orkideye, güle ve aklınıza gelen-gelmeyen milyonlarca canlıya çevirebileceğini iddia eden bir mantıksızlıktır. Bu kitapta, kendilerini tesadüf çıkmazının içine sokarak, çevrelerindeki yaratılış delillerini inkar edenlerin ne tür bir mantık bozukluğu sergilediklerini fark edeceksiniz.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Kuran Bilime Yol Gösterir

 

Bilim, Kuran’ın bildirdiği gerçeklere göre yönlendirildiği takdirde çok hızlı ilerler ve insanlığa çok daha büyük hizmetler verebilir… Allah Kuran’da insanları, göklerin, yerin, dağların, yıldızların, bitkilerin, tohumların, hayvanların, gece ile gündüzün meydana gelişinin, insanın kendi doğumunun, yağmurun ve yaratılmış daha birçok varlığın üzerinde düşünmeye ve bu varlıkları incelemeye çağırmaktadır. Bunları inceleyen insan ise tüm varlıklarda Allah’ın yaratış sanatını görecek, böylece kendisini ve tüm evreni yoktan yaratan Rabbimizi tanıyabilecektir. Evreni ve içindeki tüm varlıkları incelemenin ve Allah’ın yaratış sanatını keşfederek insanlığa açıklamanın yolu ise “bilim”dir. Dolayısıyla din, bilimi Allah’ın yaratışındaki detaylara ulaşmada bir yol olarak benimser ve bu nedenle bilimi teşvik eder. Din, bilimsel araştırmaları teşvik ettiği gibi, dinin bildirdiği gerçeklere göre yönlendirilen bilimsel araştırmalar da çok hızlı ve kesin sonuçlar getirir. Çünkü din, evrenin ve canlılığın nasıl var oldukları sorusuna en doğru ve en kesin cevabı veren tek kaynaktır. İnsanların kesin olarak bilmeleri gereken bir gerçek vardır: Bilim ancak Allah’ın sonsuz kudretini, evrendeki yaratılış delillerini araştırma yönünde çalıştıkça doğru sonuçlara ulaşabilir. Ancak rotası doğru çizilirse, yani doğru yönlendirilirse bilimin gerçek amacına en kısa sürede ulaşması sağlanabilir.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Kuran Darwinizmi Yalanlıyor

 

Bazı insanlar -genelde materyalist çevrelerden kişiler- evrim teorisinin bilim tarafından ispatlanmış bir gerçek olduğunu sanırlar. Oysa gerçek bunun tam tersidir, bilimsel yüzlerce delil evrim teorisinin geçersizliğini gözler önüne sermiştir. Ancak yine de söz konusu insanlar evrim teorisini şiddetle savunurlar. İnanç sahibi insanların da bir bölümü materyalist telkin ve propagandalar sonucunda evrim teorisini bilimsel bir gerçek zannederler. Bu teori ile Allah'a iman arasında bir "orta yol" aramaya çalışırlar. Oysa evrim teorisi ideolojik arka planı olan, ateizmi sağlamlaştırmak amacıyla ortaya atılmış ve materyalist düşünceye sahip çevreler tarafından şiddetle sahiplenilmiş din dışı bir düşüncedir. Ortaya atıldığından bu yana insanlığa çatışma, savaş ve dejenerasyondan başka bir şey getirmemiştir. Bu kitap, evrim teorisiyle yaratılış gerçeği arasında ortak noktalar bulmaya, hatta Kuran’dan evrim teorisine delil getirmeye çalışan kişilere bir cevap niteliğindedir. Kitabın amacı, evrim teorisi ile uzlaşma çabalarının, bilimsel ve toplumsal açıdan hatalı olduğunu izah ederek, bu yanılgıya kapılanlara doğru bir bakış açısı kazandırmaya vesile olmaktır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Kuşların ve Uçuşun Kökeni

 

Yeryüzünde on binden fazla kuş türü yaşamaktadır. Bu kuşların her biri birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Şahinin keskin gözleri, geniş kanatları ve sivri pençeleri vardır. Birkaç yüz gramlık yağmur kuşları, her yıl kışı geçirmek üzere 4.000 kilometrelik yolu 88 saat boyunca kanat çırparak, okyanus üzerinde rotalarını şaşırmadan katederler. Papağanlar çok farklı bir ses organı anatomisine sahip oldukları halde -örneğin dişleri ve dudakları olmamasına rağmen- insanların çıkardığı sesleri taklit edebilirler. Bilinen en küçük kuş olan sinek kuşunun, besin alabilmek için bir çiçeğin önünde havada asılı olarak kalması gerekir ve sahip olduğu özel tasarımla bunu yapabilen tek kuştur. Alakargalar topladıkları palamutları daha sonra kullanmak üzere toprağa gömerler. Her yeri birbirine benzeyen bir ormanın içinde 9 ay geçtikten sonra bile bu palamutları bulup ortaya çıkarabilmektedirler. Kuşlar, yavrularıyla ilgilenme şekilleri ile de son derece dikkat çekici canlılardır. Bazıları son derece detaylı yuvalar yaparlar. Örneğin deniz kenarında yaşayan kuşlar, yuvalarını batmayacak şekilde ve buna uygun malzeme ile yaparlar; hatta su yükseldiği takdirde yuva içindeki yavruların bundan zarar görmemesini hesap ederler. Kuşların birbirinden özel tasarımları, akılcı ve fedakar davranışları vardır. Akıl ve şuurdan yoksun olan bu canlılar bütün bu olağanüstü özelliklere nasıl sahip olmuşlardır? Onlar Allah'ın yarattığı kusursuz tasarımlara sahiptirler ve Allah'ın ilhamı ile hareket etmektedirler. Kuşların sahip oldukları özellikleri, evrimcilerin iddia ettikleri gibi, zaman içinde yavaş yavaş kazanmış olmaları mümkün değildir. Çünkü böyle bir sürecin ara aşamalarında, bu canlıların hayatta kalmaları mümkün değildir. Nitekim evrimcilerin iddia ettikleri gibi aşama aşama mükemmelleşen bir canlı da yoktur; aksine farklı canlı grupları, yeryüzü katmanlarında ilk belirdikleri andan itibaren şu anki mükemmel halleriyle bulunmaktadır. Kuşları, sahip oldukları yetenekler ve buna uygun tasarımlarla yaratan, herşeyin Yaratıcısı olan Allah'tır. Kuran'da Allah "... O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur..." (Hud Suresi, 56) ayetiyle canlılar üzerindeki hakimiyetini bildirmektedir.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Materyalizmin Çöküşü

 

Etrafınızda gördüğünüz tüm canlılar, içinde yaşadığınız dünya ve bu dünyayı barındıran evren nasıl var oldu? Tüm bunları var eden irade nedir?...

 
 
   

Materyalizmin Sonu

 

Örneğin bir biyolog, bir protein molekülünün yapısının çok karmaşık olduğunu gözleriyle görür. Bu karmaşıklığın içinde inanılmaz bir düzen olduğunu ve bu düzenin tesadüflerle kendi kendine oluşma ihtimalinin olmadığını gayet iyi bilir. Ama buna rağmen, canlılığın yapıtaşı olan proteinin, milyarlarca yıl önce ilkel dünya şartlarında rastlantılar sonucunda oluştuğunu iddia eder. Bu akılalmaz bir iddiadır. Bununla da kalmaz, bir değil, milyonlarca proteinin tesadüflerle oluşup, sonra inanılmaz bir plan ve düzen içinde biraraya gelerek ilk canlı hücreyi oluşturduklarını da çekinmeden bu iddiasına ekler. Hatta bu iddiasını gözü kapalı bir inatçılıkla da savunur. Bahsettiğimiz "evrimci" bir bilimadamıdır.

 
 
   

Tarihi Bir Yalan Kabataş Devri

 

Darwinistler, tek hücreden çok hücreye ve ardından maymundan insana doğru uzadığını iddia ettikleri sözde evrim sürecini kendilerince açıklayabilmek için, insanlık tarihini de senaryolaştırmışlardır. Bunun için sözde "ilkel insan"ın yaşam şeklini ifade eden "mağara devri", "taş devri" gibi hayali dönemler uydurmuşlardır. Oysa karanlık bir mağarada postlara bürünerek oturan, konuşma yeteneği olmayan yarı insan yarı maymun canlılar, yalnızca birer hayal ürünüdür. İlkel insan hiçbir zaman var olmamış, taş devri hiçbir zaman yaşanmamıştır. Bunlar evrimcilerin bir kısım medyanın da yardımıyla oluşturdukları göz boyamalardan başka bir şey değildir. İnsan, var olduğu günden bu yana insandır. Var olduğu günden bu yana da yüksek bir kültüre sahiptir. Bu kitapta, "kabataş devri" iddiasının tarihi bir yalan olduğu ortaya konulmakta, bilimsel bulguların yaratılış gerçeğini desteklediği gösterilmektedir. İnsan bu dünyaya evrimle değil, sonsuz bir güç ve akıl sahibi olan Allah'ın kusursuz yaratmasıyla gelmiştir.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Tarihin En Büyük Bilim Sahtekarlığı Evrim Teorisi

 

Bir insan, Allah’ı inkar etmekle tüm evrenin en büyük yalanını söylemiş ve o yalana uymuş olur. Çünkü tüm evrendeki her şey, Allah’ın varlığı, birliğini ve gücünü gösteren bir "ayet" (delil)dir ve Allah’ı tanımayan insan, sonsuz sayıdaki tüm bu delillerin hepsini inkar etmekle, sonsuz büyüklükteki bir yalana teslim olur. Bu yalan bazen yalnızca "ben Allah’a inanmıyorum" gibi basit bir cümle ile ifade edilir. Ancak kimi zaman da daha organize, daha örgütlü ve daha gelişmiş bir biçimde karşımıza çıkar. Bazı insanlar, o yalanı savunmayı hayatlarının en büyük amacı haline getirirler ve bu işi yapabilmek için de çeşitli araçlar kullanırlar. Çünkü tüm bir toplumu o yalana inandırabilmek için, o yalanın içinin doldurulması, bir takım sahte delillerle desteklenmesi gerekmektedir. Evrim teorisi, işte o büyük yalanın içine doldurmak için şimdiye dek üretilmiş olan en büyük araçlardan biridir. Toplumları Allah inancından koparmak, böylece dini otoriteyi yok edip kendi siyasi egemenliğini tesis etmek, seküler (din-dışı) bir dünya düzeni kurmak isteyen bir güç tarafından üretilmiş ve kitlesel "beyin yıkama" araçlarıyla da günümüz toplumlarına büyük bir gerçek gibi kabul ettirilmiştir. Ancak "Şeytan’ın hilesi zayıftır". Evrim teorisi de, içini doldursun diye üretildiği o büyük yalan gibi, çürük ve dayanaksızdır. Sahte delillere ve aldatmacalara dayanarak ortaya atılmıştır. Giderek ilerleyen bilim tarafından da, sanıldığının aksine doğrulanmamakta, şiddetli bir biçimde yalanlanmaktadır. Evrim Teorisi’nin ardındaki bu gerçeği bilmek isteyen herkes, bu kitabı okumalıdır.

 
 
   

Türlerin Evrimi Yanılgısı

 

Darwin'e göre zaman içinde oluşan küçük farklılıklar, türleri birbirlerine dönüştürüyordu ve tüm canlılık böyle var olmuştu. Darwin'den bu yana geçen 1.5 yüzyılın bilimsel araştırmaları, çok büyük bir yanılgı olduğunu ortaya koydu. Günümüzde genetik, popülasyon genetiği ve sistematik gibi bilim dalları, türlerin arasında Darwinizm'in ileri sürdüğü gibi bir "evrim ağacı" bulunmadığını gösteriyor. Aksine, canlı türleri içindeki çeşitlenmeler, belirli bir genetik sınırın ötesini hiç bir zaman aşmıyor. Dolayısıyla hiç bir tür bir diğerine dönüşmüyor. "Türlerin evrimi"ni gösterdiği iddia edilen örneklerin birer yanılgı oldukları ise birer birer anlaşıldı. Biyokimya veya paleontoloji gibi alanlarda zaten köşeye sıkışmış olan evrim teorisi, bu konuda da kaçınılmaz bir çöküş süreci içinde. Bu kitapta evrim teorisinin yeryüzündeki olağanüstü çeşitlilik karşısında nasıl çaresiz kaldığını okuyacak ve gezegenimizdeki milyonlarca farklı türün varlığının, Allah'ın üstün yaratmasının kanıtlarından biri olduğunu göreceksiniz.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Yaratılış Atlası - Cilt 1

 

Evrim teorisinin iddialarını yerle bir eden belki de en büyük gerçek fosil kayıtlarıdır. Çünkü fosil kayıtları, dünya üzerindeki canlı türlerinin en küçük bir değişim dahi geçirmediklerini ve birbirlerine dönüşmediklerini bize gösteren somut kanıtlardır. Fosil kayıtlarına baktığımızda, canlıların bugün nasıllarsa yüz milyonlarca yıl önce de aynı olduklarını, yani hiçbir evrim geçirmediklerini görürüz. En eski çağlarda bile canlılar bugünkü benzerleriyle aynı mükemmel ve üstün özelliklere sahip olarak, kompleks yapılarıyla bir anda yeryüzünde belirmişlerdir. Bu durum ise şu kesin gerçeği göstermektedir: Canlılar, evrim teorisinin hayali süreçleriyle oluşmamışlardır, yeryüzünde yaşayan gelmiş geçmiş tüm canlılar Allah tarafından yaratılmışlardır. Yaratılış gerçeği, canlıların geçmişten kalan kusursuz izleri ile bir kez daha sergilenmektedir. Bu kitapta, bir yandan fosilin ne olduğu, nasıl oluştuğu, nerelerden ve ne şekilde çıkarıldığı gibi bilgiler elde edecek, diğer yandan "Biz evrim geçirmedik, yaratıldık" diyen milyonlarca yıllık fosillerin bazı örneklerini yakından tanıyacaksınız. Bu kitapta yer alan fosiller, Yaratılış gerçeğini ispatlayan yüz milyonlarca fosilin sadece birkaç örneğidir. Ve sadece bu birkaç örnek bile, evrim teorisinin bilim tarihinin en büyük sahtekarlığı ve aldatmacası olduğunu ispatlamaktadır.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Yaratılış Atlası - Cilt 2

 

Canlı tarihinde evrim diye bir şey yoktur. Allah, tüm varlıkların Yaratıcısı ve hakimidir. Maddeyi yaratan da, bir varlığa can veren de O'dur. Dolayısıyla yeryüzünde yalnızca Yaratılış gerçeğinin delilleri vardır. Darwinistler yaptıkları her araştırmada, bu gerçekle karşılaşırlar. Evrimi delillendirmeye çalışır ancak başaramazlar. Çünkü doğada, evrimin gerçekleştiğine dair bir delil bulamamaktadırlar. Tek bulabildikleri, ani, kompleks ve üstün bir yaratılıştır. Sahte deliller de sahte bir teoriyi desteklememekte, aksine onu daha güvenilmez ve dayanaksız hale getirmektedir. Evrim, sayısız delil ile çürütülmüştür. Bu delillerin en büyüklerinden biri ise, yeryüzündeki örneklerini her geçen gün daha fazlasıyla veren "yaşayan fosillerdir". Bir canlının 150 milyon yıl boyunca aynı kalması, 300 milyon yıl boyunca değişmemesi, evrim senaryosunu kesin olarak ortadan kaldırmaktadır. Ortada, Darwinistlere göre evrim geçirmesi gereken bir canlı vardır. Ama canlı, sergilediği fosil örneği ile aslında hiç evrim geçirmediğini belgelemektedir. Yaşayan fosiller, tüm ders kitaplarındaki evrim safsatalarını ortadan kaldıracak, tüm evrim müzelerindeki sahte ara formları yok edecek, tüm Darwinist kitap ve makalelerdeki hayali evrim senaryolarının bir yalan olduğunu gösterecek kadar büyük bir delildir. Evrimcilerin bunları görmezden gelmeleri, söz konusu açık delilleri ortadan kaldırmamaktadır. Elinizdeki kitapta, bu önemli delile ve Darwinistlerin söz konusu delil karşısındaki çırpınışlarına şahit olacaksınız.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Yaratılış Atlası - Cilt 3

 

Evrim propagandası, materyalistler açısından dünya görüşlerini ayakta tutma çabalarının bir numaralı aracıdır. Kayıp halka kavramı da Darwin'in teorisinin vadettiği hayali ortak atalar fikri açısından kilit bir kavramdır. Dolayısıyla evrimciler bu kavramı ne kadar gündemde tutabilirlerse, materyalist inançlarına o kadar çok destek sağlayacaklarını ummaktadırlar. Kayıp halka manşetleri vasıtasıyla, Darwinizm'in çöküşünün gizlenmeye çalışılmasının sebebi de budur.  Evrimci medyanın tüm çabasına rağmen, kayıp halka manşetleriyle duyurulan fosiller, ne bir kayıp halkadır ne de bunların Darwin'in teorisini doğrular bir yönü vardır. Bu haberler, soyu tükenmiş türlere ait yeni fosiller üzerinde yapılan bilim dışı spekülasyonlardan ibarettir. Fosil kayıtlarının gösterdiği gerçek evrimin hiçbir şekilde yaşanmadığıdır. Yaratılış Atlası serisinin 3. cildi olan bu kitapta, on milyonlarca hatta yüz milyonlarca yıldır hiçbir değişim geçirmemiş canlıların fosillerini ve bunların günümüzdeki örneklerini göreceksiniz. Bugün sayısız örneği bulunmuş olan bu "yaşayan fosiller"in evrimci yayın organlarında pek duyurulmamasının, bunun yerine hayali "kayıp halka" haberlerine başvurulmasının son derece ön yargılı bir propagandanın ürünü olduğuna şahit olacaksınız. Bilimsel gelişmeleri duyurmak adı altında çeşitli sahtekarlıkların, gerçek dışı iddiaların gündemde tutulmasının materyalist zihniyetin bir ürünü olduğu gerçeğiyle karşılaşacaksınız. Aynı zamanda milyonlarca yıldır mükemmel ve kompleks özellikleriyle, tam ve noksansız olarak varlıklarını sürdüren canlıların, Yaratılış gerçeğinin açık birer kanıtı olduğunu da hiçbir şüpheye yer vermeyecek, kesin bir kanaat oluşturacak şekilde okuyacaksınız.

  Satış Sitesi Linkleri : Satın Al  
 
   

Yaratılış Gerçeği

 

Oturduğunuz yerden şöyle bir etrafınıza bakın. Bulunduğunuz odadaki her şeyin ’yapılmış’ olduğunu göreceksiniz. Duvarlar, döşemeler, tavan, oturduğunuz sandalye, elinizde tuttuğunuz kitap, masanın üstünde duran bir bardak; sayılamayacak kadar çok detay... Tek bir tanesinin dahi kendi başına oluşup odanıza gelmediğinden eminsinizdir. Örneğin, en basit görünen bir halı saçağını bile uğraşıp yapan biri vardır; o saçak oraya kendi kararıyla, tesadüfen gelip yerleşmemiştir. Bedenimizden başlayıp, akıl almaz büyüklükteki evrenin en uç noktalarına kadar var olan tüm yapılmış varlıkların ve dengelerin de bir kurucusu ve Yaratıcısı vardır. Bu çalışmayı okuyanlar yaratılış gerçeğinin tartışmasız delillerini bir kere daha görecek ve tüm canlıların bir anda eksiksizo arak yaratıldıklarını anlayacaklardır. Yeryüzündeki tüm canlılar kendilerini yaratan Allah'ın varlığının delillerindendirler.

 
 
   
   
   1 2 
   

 
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.
© 2007 Harun Yahya _ www.harunyahya.org